Belediye şirketlerinin yumuşak karnı yönetim ve ihalelerdir

Belediyeler Kanunu ile Büyükşehir Belediyeler Kanunu'nun amir hükümleri, bir kısım belediye hizmetlerinin ifası için belde, ilçe, il ve büyükşehir belediyelerinin sermaye şirketi kurmalarına olanak vermektedir. Şekil ve şartları mevzuatta ayrıntılı olarak açıklanmış olup özetle bir belediye şirketinin kurulması için (sermaye artırımı, sermaye azaltılması ve şirketin feshi için de) belediye meclisi tarafından karar alınıp belediye başkanına bu hususta yetki verilir.

Belediye şirketlerinin yumuşak karnı yönetim ve ihalelerdir

 Bundan sonra artık belediye başkanının iradesi ve yetkisiyle şirketin yönetim kurulu, idari kadrosu vb hususlar belirlenir. Belediye şirketi de belediye kurumu gibi tüzel bir kişilik olup, Türk Ticaret Kanunu, Vergi Mevzuatı, Borçlar Hukuku yanında Belediye Mevzuatına da tabi olarak anasözleşmesinde belirlenen konularda faaliyetini sürdürür. Belediye şirketleri özel hukuka göre bir ticaret şirketi olmakla beraber bir kamu sermayeli teşebbüs olduğu için kamusal denetime de tabidir. Bu bağlamda belediye şirketleri de Sayıştay tarafından denetlenir. Bu denetim hile denetimi şeklindedir.

Belediye şirketleri de özel şirketler gibi olduğundan aslında kâr elde etmeleri beklenir. Ancak farklı olarak kamu hizmetini, yerel hizmetlerin kendisine yüklenen kısmını yapmak asıl amaçtır. Bu yönüyle belediye şirketlerinde esas amaç kâr elde etmek değildir. Elbette kâr ettiğinde belediye şirketleri vergi de verir, ayrıca mal ve hizmet satışları KDV (Katma Değer Vergisi) 'ne tabidir. Ancak uygulamada tayin edilen belediye şirket yöneticilerinin başarı ölçüsü genellikle şirketin kâr elde etmesi olarak değerlendirildiğinden şirketler kâr etmek ya da en azından zarar etmemek yönünde hareket eder. Esasen şirketin idari yönetimi profesyonel yöneticiler eliyle yürütüldüğü takdirde bir belediye şirketinin hem etkin bir hizmet yürütmesi hem de kâr etmesi rastlanılan bir husustur. Lakin ülkemizde bir çok belediye şirketinde profesyonel yönetici yerine yandaş yönetici mantığı devrede olduğu için bir çok belediye şirketi zarar etmektedir. Bilhassa şirketin yönetim kurulu üyeliğine partililerin, kimi meclis üyelerinin, eş, dost, ahpabın tayin edildiği gizli bir tespit değildir. Bu kuruldaki huzur hakkı ücretleri, maaşlar vb belediye başkanının karar ve insiyatifindedir. Diğer yanda şirketin müdürü, genel müdürü, üst yöneticileri de çoğu zaman belediye başkanı veya atanmış olan siyasi yönetim kurulu eliyle belirlenmektedir. Aynı şekilde bunların maaş ve ücretleri de. Belediye şirketinin gerek yönetim kurulu gerekse yönetimi bir çeşit arpalık olarak kullanılabilmektedir.

Hal böyle olunca şirketin gelir gider dengesine dikkat edilmeyen finansal uygulamalar ortaya çıkmakta ve bunlar şirkette zarara yol açabilmektedir.

Diğer yandan belediye şirketinin iştigal alanı içindeki mal ve hizmetlerin fiyatları da ya belediye başkanının yahut şirketin yönetim kurulunun insiyatifi ile belirlenmektedir çoğu zaman. Normalde ticari mantık gereği fiyat-maliyet analizi ile belirlenmesi gerekirken uygulamada ya çok ucuz yahut pahalı fiyatlarla karşılaşılmaktadır. Mesela bir belediye şirketinin çalıştırdığı sosyal tesiste örneğin bir şişe kola özel işletmelerdekinden de pahalı olabilmektedir. Ya da şirketin büyük zararlara uğramasına sebep olan çok düşük fiyatlar da görülebilmektedir.

Aslında bir belediye şirketinin kuruluş amacının kâr değil de bir kısım belediye hizmetlerinin daha etkin, hızlı ve pratik yapılması olduğu meselenin asıl niteliğidir. Bu yönüyle Sayıştay da denetimlerinde kâr-zarar yönünü tespit etmekte ancak esasen şirkette yapılan iş ve işlemlerin hukuka, mevzuata, usule uygun olup olmadığını, herhangi bir istismara, suistimale vb sebebiyet verilip verilmediğini irdeler. Elbette bu yönde olumsuz tespitleri olursa da sorumlular hakkında adli mercilere suç duyurusunda bulunur. Burada şu hususu ifade etmek lazımdır ki belediye şirketi yönetici ve personeli belediye personeli niteliğinde olmadığı için doğrudan haklarında hukuksal kovuşturma, soruşturma, yargılama sözkonusudur. Oysa belediyenin kendi yönetici ve personeli ile ilgili benzer hususlarda süreç farklı olup mülki amir izni vb bazı prosedürlere tabidir.

Belediye şirketleri suistimal ve istismara müsait kurumlardır aslında. Her ne kadar belediye şirketleri de kamu sermayesi niteliğinden dolayı Kamu İhale Mevzuatı'na tabi iseler de bu konularda şeffaflık ve halkın bilgi sahibi olması da pek sarih değildir. Şirket, özel şirket mahiyetinden dolayı bilanço, gelir tablosu gibi mali durumunu gösteren bilgi ve belgeleri açıklamak zorunda değildir. Varsa bir ihale yolsuzluğu bu ancak adli bir şikayetle veya mutat Sayıştay denetimi ile tespit edilebilir.

Denebilir ki belediye şirketlerinin yumuşak karnı yönetimi ve ihaleleridir. Yukarıda da değindiğimiz gibi şirketin yönetim kurulu üyeleri ile üst düzey yöneticilerin atanması ve ücretlerinin tespiti bir anlamda keyfidir. Öte yandan şirketin gerek alımları, gerek satışları, gerekse dışarıya yaptıracağı iş ve işlemler için (mevzuatta yer alan tutarlar çerçevesinde) ihale yapması da kimi suistimal ve yolsuzluklara fırsat verebilmektedir.

Keza şirketin ürettiği mal ve hizmetlerin fiyatlarının belirlenmesi de keyfilik içerebilmektedir. Sonuç olarak bu tür şaibe ve iddiaların önüne geçmenin yegane yolu belediye şirketlerinin gerek halkın, gerekse belediye meclisindeki muhalefetin bilgi ve gözlemine açık bir anlayışla yönetilmesidir.

NOT: Siverek Belediye şirketleri kar mı ediyor zarar mı ediyor diye meclisin bilgilendirilmesi için 2 ayda bir meclise rapor sunulması için Verdiğimiz önerge AKP oylarıyla ret edilmişti. Çünkü şirketler fesat açık kurumlardır belediye şirketlerinde yapılan uygunsuzluklar AKP oylarıyla gizlendi. 

Güncelleme Tarihi: 17 Temmuz 2019, 15:45
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER