NEDEN AŞK VE PARA

El ve yüz okumalarımızda insanların genellikle merak ettikleri ve öğrenmek istedikleri iki konu vardı: Aşk ve para!

Kadınlar "aşk ve para"yı
Erkekler "para ve aşk"ı

Bu iki beklentinin nedenini anlamaya çalıştığımızda; AŞK beklentisinin aslında değerinin anlaşılması ve bilinmesi, böylece mutlu olma isteği olduğunu farkettik. PARA'yı isteme sebebi ise kendini güvende hissetmek için destek arayışıydı.

Çocukluğumuzdan itibaren değerimizin bilinmesini önce anne babadan; ilerleyen dönemlerde çevremizden, öğretmenimizden, patronunuzdan, eşimizden... hep bir beklenti içinde olduk. Destek için de bu insanlardan beklentilerimiz oldu, güvenimizi arttırmak için de. Kimimiz bilgi sahibi olmayı, kimimiz güç, kimimiz prestij, kimimiz zenginlik, kimimiz çocuk sahibi olmayı hedefledik.

Birçoğumuzun düştüğü hata, destek ve güvenimizi sağlamak için elde ettiğimiz araçlarla kimlik ve değerimizi bulup mutlu olacağımızı zannetmemiz... Oysa para ve güç bizi mutlu etmez, olsa olsa kendimizi güvende hissetmemize yardımcı olur. Asıl mutluluğumuz kimlik ve değerimizin bilinmesidir! Mutluluk dediğimiz olgu duygularla ilgilidir. Duygularımızın her biri kendi içinde sonsuzdur. Örneğin: Sevgi sonsuzdur. Bu dünyada sevdiğimiz her şeyin bir sonu olduğu için, sonu olan herhangi bir şeyi sonsuz sevemeyiz. Duygu gibi sonsuz kavramlar sonlu kavramlar tarafından doyurulamaz. Gerçek mutluluk, sonsuz olan duygularımızın sonu olan hiçbir şey ile tam doyuma ulaşamayacağını fark etmek ve bu farkındalıkla yaşamaktır! Böylece neden mutsuz olduğumuzu ve nasıl mutlu olabileceğimizi öğrenmiş oluruz. Bu farkındalık düştüğümüz her anda tutunup ayağa kalkmamızı sağlar. Her birimizin en güçlü yönü, değer ve kimliğimizi kazanarak mutlu olma çabasıdır.

Her birimizin en güçlü yönünün tam zıddı; korkularımız, zayıf yönümüzdür. Mesela en güçlü yönünüz "Ben işimi en doğru şekilde yapar kazanım ve saygıyı hak ederim" düşüncesiyken, en zayıf yönünüz ise "İşimi doğru yapamaz, kazanamaz ve eleştirilirsem!" korkusudur.

Güçlü ve zayıf yönlerimiz tutum ve davranış biçimlerimizi belirler. "Hep aynı şeyleri yaşayıp duruyorum" ifadesinin sebebi güçlü ve zayıf yönlerimiz arasındaki gelgitler midir? Hepimizin mutlu olmak için öne çıkan bir duygusu, güvende kalmak için de baskın bir bakış açısı vardır. Bu baskın bakış açısı ve duygumuzun üstünde karakterimizi şekillendiririz. Karakterimiz de yüzümüzden okunur okumasını bilene!..

Yakup Oktay

YORUM EKLE
YORUMLAR
YÜZ meraklısı
YÜZ meraklısı - 6 ay Önce

Konu çok etkileyici