Kasiyere 20 TL veriyorsun. Kasiyer bu 20 TL'lik banknotun 5 TL'si sahte diyor. YSK'nın yaptığı işte budur.

BİR TUHAF İPTAL.

Yüksek Seçim Kurulu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Seçimini bildiğiniz gibi iptal etti. Veya yenilenmesine karar verdi. Adıhna ne derseniz deyin kimsenin anlayıp, anlam veremediği bir tarihi karara imza attı.

Tarihi karar diyoruz çünkü YSK, aradan yıllar da geçse hep bu kararla hatırlanacak ve bugün bu kararı verenler yaşamları ne kadar sürerse sürsün bu kararın öldürücü, yok edici etkisinin izlerini daima taşıyacak, ölümlerinden sonra bile bu kararla anılacaklardır.

Bir söz vardır: "Herkesin mezar taşında iki tarih yazar. Önemli olan kaç yıl yaşadığınız değil, bu iki tarih arasında nasıl yaşadığınızdır" diye. Tam da YSK'nın yedi üyesi için söylenmiş gibi duruyor bu söz. Sadece yaşamları süresince değil yaşamları sona erdiğinde de kendi kararlarından dolayı koca bir ülke tarafından sorgulanılacak, yıllarca unutulamayacak.

Millet ittifakının adayı Ekrem İmamoğlu İstanbul BB seçimini çok az bir farkla kazandıktan sonra ardı ardına akıl almaz itirazlar yapılmış, bu itirazların tamamı çürütülmüştü. Nitekim seçim sonucunu etkilemeyecek olan bu itirazlar YSK tarafından reddedilmişti.

Kısıtlılar oy kullanmış,

Polisler oy kullanmış,

Askerler oy kullanmış

Hükümlüler, KHK'lılar oy kullanmış.

Buna benzer daha bir sürü itiraz. geçersiz oylar tekrar sayıldı. Sonuç değişmedi. İtirazların hiçbiri işe yaramadı. Önce bazı ilçelerin sonra neredeyse İstanbul'un tamamı tekrar sayıldı. Sonuç aynı. Maltepe sayımı günlerce uzatıldı. 2 saatte koca İstanbul sayılırken sadece bir ilçe günlerce sayıldı durdu. Sonunda sayım ekiplerinin sayısı artırılarak sayım sonuçlandırıldı. İmamoğlu yine öndeydi.

Ne yapsalarda İmamoğlu'nun kazanmasını engelleyemedir. Bu süreçte Millet İttifakı adayı dimdik ayakta durarak, gülen yüzü, toplumu kucaklayan tavırları, vücut dilini mükemmel kullanmasıyla taraflı tarafsız insanların beğenisini, takdirini kazandı. Seçim süreci boyunca Cumhur ittifakının öfke, nefret söylemleri yerine, İmamoğlu'nun bu sevgi dolu yaklaşımı geleceğin Cumhur Başkanı adayı söylemlerini de öne çıkardı.

Tüm bu gelişmeler olurken iktidar cephesi gelecekte kendi rakibini yaratırken ya bunu görmüyor ya da önemsemiyordu. Ne olursa olsun ortada kocaman bir gerçek var. Türkiye yeni bir lidere kavuşmuştur ve bu lider geleceğin Cumhur Başkanı adayıdır. Ve bu aday iktidar cephesinin İstanbul'u vermemek politikası sonucu ortaya çıkmıştır İmamoğlu önlenemez bir yükseliş içerisindedir.

YSK kararına gelince.

Bu nasıl bir hukuksuzluktur anlayan anlatsın da biz de bilelim. hengi tarafından bakarsanız bakın anlayabilmek mümkün değil. Üzerinizde siyasi baskı varsa hukuk yine de gereğini yapmalıydı. Nitekim verilen bu karara Cumhur ittifakı adayına oy veren yüzde 48 oranındaki seçmenlerde şaşırdılar. Kimsenin aklından seçimin yineleneceği geçmezken YSK eliyle seçimlere darbe yapıldığı şeklindeki görüş ağırlık kazandı. İktidara yakın medya bile kararı yorumsuz verdiğine göre, ağız dolusu sevinemediler. Buruk bir sevinç yaşadılar o kadar. Şimdiyse endişe daha da güçlendi.

23 Haziran akşamı İmamoğlu, rakibi Yıldırım'a 5-10 puan fark atarsa ne olacak? Bu yenilginin altından nasıl kalkılacak? Sorumluluğu kim üstlenecek? Çünkü, İstanbul BB seçimi tekrarlansa bile çantada keklik değil. Karşılarında mağduriyete uğradığı halkın geniş kesimi tarafından kabul edilen, hakkı elinden alınmış, hakkı yenilmiş bir adam var.

23 Haziran'da İstanbul BB seçimi tekrarlandığında hangi sandık kurullarıyla, hengi seçmen listeleriyle seçime gideceksiniz? Seçmen listeleri aynı ve itiraz süresi 2 Mart'ta bitti. YSK'nın seçimi iptal etme gerekçesi ile tam bir komedi filmi senaryosu olabilecek nitelikte. Kurul "Sandık başkan ve görevlileri kamu görevlisi değil" diyor. 212 sandıkta böyleymiş. Kardeşim bu sandık başkan ve görevlilerini bulan, görev veren sizsiniz. Süresi içerisinde itiraz etmeyenin olağanüstü itirazını nasıl kabul edersiniz? Üstelik aynı konuda Bursa'nın Mustafa kemal Paşa ilçesindeki seçime itiraz edildiğinde itirazı reddeden siz olduğunuz halde, konu İstanbul olduğunda niye kabul ediyorsunuz?

Bursa'nın Mustafa Kemal Paşa ilçesinde sandık başkan ve üyeleri kamu görevlisi değil, karar red.

İstanbul BB seçiminde 212 sandıkta sandık başkan ve görevlileri kamu görevlisi değil karar kabul.

Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu... Bir yüksek kurul kendi kararlarıyla nasıl bu denli çelişir?

Bu kararın en komik yanı internette alay konusu oldu. İnsanlar çeşitli videolarla YSK'yı adeta "ti"ye aldılar. Bir zarfın içinde 4 pusula var. Bunlardan 3'ünü kabul edecek 1'ini reddedeceksin. Yani markette alışveriş yapıyorsun. Kasiyere 20 TL veriyorsun. Kasiyer bu 20 TL'lik banknotun 5 TL'si sahte diyor. YSK'nın yaptığı işte budur. Veya camii de 4 rekat namaz kılıyorsun, imam 1 rekatını kabul etmiyor. Olur mu hocam hiç öyle şey diyorsun.Hoca 4 rekatın 1'inde abdestin yoktu diyor. İşte YSK'nın yaptığı tam olarak bu. Mizah yönü çok güçlü olan ülkem insanları daha neler üretecekler kimbilir.

Tabii, hepsi bir yana bu ülke insanları kamu görevlisi olmayan, kendi kendini atayan(!) sandık başkan ve görevlilerinin kimler olduğunu çok merak ediyor. Haklarında işlem yapıldı mı? Yapılacak mı?

İşin özü şudur. YSK bir hukuk faciasına yol açarak kendi varlığını sorgulatır hale gelmiş ve bileğinin gücüyle seçim kazanmış bir başkanın elinden zaten geç verdiği, hukuksuz olarak beklettiği mazbatayı geri almış bir mağdur yaratmıştır. YSK, üzerinde siyasi baskı olsa bile hukukun üstünlüğünü savunmayı bilmeliydi.

Biz bu kararın hukuki değil siyasi olarak alındığı her yönden belli olduğu için haklı olandan yanayız ve Sayın Ekrem İmamoğlu'nun hakkı olan İstanbul BB başkanlığını tekrar kazanacağı kanaatindeyiz.

Sayın İmamoğlu ile aynı siyasi görüşte olmayabiliriz. Aynı felsefe de düşünmeyebiliriz. Ancak bir insan ve müslüman olarak hak yenmesine karşıyız.

YORUM EKLE