KADIN VE ERKEK

KADIN VE ERKEK

Çok merak etmişimdir, tarihte resim, müzik, edebiyat ve daha bir çok alanda neden tanınmış kadın yok?

Neden bir çok alanda kadın başarılı olamıyor?

Ya da neden kadınlar bu alanda yok denilecek kadar az?

Biraz araştırdığımda şaşırmadan edemedim!

Çünkü biz ülke olarak hep kendimizi aşağılayarak örnek gösteririz. “Hep biz şöyleyiz, böyleyiz” diye küçümseriz kendimizi.

Oysa tarihe bakıldığında kadının yüzyıllardır tüm dünyada yok sayıldığını, aşağılandığını görürüz.

Mesela eski Antik Yunan’da Tanrılar hariç kadın insandan sayılmıyormuş.  Roma’da ise kadın köle olarak satılan bir meta olarak görülmektedir. Arap yarım adasında, kız çocukları diri diri gömülürmüş.

Orta çağda baskın olan ve günümüze kadar devam eden, kadını bir yandan baştan çıkarıcı ve düşük ahlaki özelliklere sahip tehlikeli bir şeytan, öte yandan şefkatli anne ve sadık eş rollerinde göstermek toplumun kendi çelişkisi gibi görünmektedir.

On sekizinci yüzyılda Avrupa ve dünyanın bir çok yerinde feminist kadın hareketleri, kadın hakkını aramak için ortaya çıkmıştır.

Bu da gösteriyor ki, bastırılan kadın sonunda isyan etmiştir.

“Siz kendiniz kadının gelişmesine müsaade etmediniz. Zayıf kaldı, sonra da “sen zayıfsın” dediniz.” diyor Ali Şeriatı

Yani kısaca kadınlar, tarih boyunca baskın erkek bakış açısıyla hep engellenmiş ve yok sayılmıştır. 

Bu sebepten kadınlar, tarihin tozlu sayfalarında hayatta kalma mücadelesi verirken, bu arada bir sanatçı, bir bilim insanı ya da üreten bir varlık olamamıştır.

Duruma psikolojik açıdan baktığımızda ise, insanın bir şey üretebilmesi ve ortaya çıkarabilmesi için kendi üzerinden baskıların kalkması gerekmektedir.

Kadın Yüzyıllardır tüm dünyada bastırılmış olabilir. Ama bilinmelidir ki bastırılan her şey gün gelir  bir yolunu bulur, sonra da daha güçlü ortaya çıkar. Çünkü her zorluk kadına “hayatla nasıl başa çıkılır?” felsefesini öğretmiştir.

Oysa kadın ve erkek bir birini bütünler ve dengeler.

Erkekler; korumacıdır, irade ve güç sahibidir, cesur, soğukkanlı, beynin sol lobunu kullanan, mantıklı, analitik ve muhakeme gücü yüksektir.

Kadınlar; duygusaldır, şefkatlidir, beynin sağ lobunu kullanır, kırılgandır, naiftir, hassastır, teslimiyet sahibi, duygu derinliği kuvvetli, hisleri açıktır.

Buradan bakıldığında kadın ve erkek birbirini tamamlayandır. 

Belkide yüzyıllardır kadın ve erkek tamamlamadığı için bunca savaşlar, katliamlar ve korkular hüküm sürmektedir.

Ne diyor Dücane Cündioğlu; “kalbin dişisi erkeği olmaz, insan insanı insanda tanır.” 

Günümüzde kadın olsun erkek olsun, herkes sevmeyi ve sevilmeyi arzu ediyor. Bir yere birine ait olmak istiyor.

Bence, insan nerede ışılıyorsa oraya aittir.. Birbirimizin ışıldamasına, parlamasına hizmet etsek nasıl olur?

Işıldayan birinden beslenmeyi bence hepimiz hak ediyoruz

Kadının ve erkeğin beraber ürettiği, uyumla aktığı bir dünya diliyorum...

filizaldemir@gmail.com

YORUM EKLE