HIRS MI? AZİM Mİ?..

     Tanıdığımız bazı insanları tanımlama yaparken hırslı ve azimli diyerek pekiştirici ifade kullanırız. Nedir bu hırs ve azim? Aralarında fark var mıdır, yoksa aynı kavram mıdır? İlk önce TDK sözlük anlamlarına bir bakalım.


HIRS:

1. Bir şeye olan aşırı, sonu gelmez istek, tutku durumunu almış istek.

2. Kızgınlık öfke.

AZİM:

1. Bir kimsenin bir işteki engelleri yenme istenci, istek ve kararı.

2. Engelleri yenmede kesin karar.

İnsan beyni nörobiyolojik olarak hayatta kalmaya programlı olduğu için, yaşarken mücadele etme rekabet etme güdüsüyle doğarız. Doğamız gereği hırsa yatkınızdır. Doğuştan getirdiğimiz bu özellikleri dengeli ve taşırmadan kullanırsak bizi gerçek başarıya götürür. Burada önemli olan bu güdülerin bizi nasıl ele geçirdiğidir. Hırs ve azim görünüş itibariyle birbirine benzer, kanaat etme ile gayretsiz olma örneği gibi, aynı görünse de farklılık gösterir. Hz Ali (ra) ruhun hastalığı hırsından gelir buyurmuştur.

Hırs yıkıcı, azim ise yapıcıdır. Başarı yolculuğumuzda hırsımızı azme dönüştürmemiz gerekir.

HIRS :

- Sonuç odaklıdır.

- Her yol mubahtır. 

- Başkalarını ezerek geçebilir.

- En kısa vadesine bakar.

-Kaybetme korkusu, başarısızlık kaygı yaşar.

- Ya olacak , ya olacak...

- Bencildir, hatalı davranışları ile zarar verir. 

- Kıskançlık tavırları geliştirir.

- Yenilgide egosu zedelenir, öfke ve kızgınlık içindedir.

- Aceleci ve tatminsizdir.

- En iyisi ve mükemmeli olsun ister.

- Güçlü olmaya odaklanır.

- Başkalarıyla yarış içindedir.

- Başkalarının gözüne girmek.

AZİM:

- Süreç odaklıdır.

- Erdemli davranır. 

- Mücadele ruhu vardır.

- Çaba ve gayret içindedir.

- Huzurludur. Anı değerlendirir. 

- Hayırlısı olsun.

- Tecrübe kazanır, 

- Örnek alır.

- Yenilgiyi kabul eder, tekrar dener.

- Sabırlı ve dayanıklıdır.

- Planlı ve düzenlidir. 

- Dayanıklı olmayı seçer.

- Kendiyle yarışır.

- Kendi varoluşunu gerçekleştirmek.

      İnsanları aşırı hırsa yönelten bazı psikolojik kök ana sebepler vardır.. Bunlar çoğunlukla çocukluk dönemlerimizde kodlanan bazı hatalı inanç kalıplarının sirayet etmesidir.

Bunlardan birkaçı şöyledir;

Sadece başarıyla onaylanmış ve takdir edilmiş olması,

Başkalarıyla kıyaslanmış olması,

Sen yeterli değilsin, bir işe yaramazsın mesajını alması,

Ben yapamadım, sen yapmalısın baskısına maruz kalması,

Arkadaş çevresi tarafından aşağılanmış ve küçük düşmüş olması,

Emek ve çabanın zaman kaybı olduğunu öğrenmiş olması,


      Şimdilerde ise, yeni nesil ebeveynlerden zaman zaman çocuklarıyla ilgili şöyle şikayetler duyuyoruz:

Yarışmalı oyunlar oynarken oyunu kaybettiğinde krize giriyor.

Arkadaşları arasında hep birinci olmak istiyor.

Sınavlarda en yüksek notu alarak arkadaşlarını geçmek istiyor.

İkinci olmaya tahammül gösteremiyor.

Bazen çok bencil ve saygısız olabiliyor.


      Bir çocukta bu davranışlar gözlemleniyorsa, bu çocukta azim kavramı gelişmemiş , çok fazla hırs odaklı diyebiliriz. Bu da birçok sorunun kaynağını oluşturur. Çocuklar bir şey başardıklarında onların başarısını değil, onu başarıya götüren çaba ve gayretini övün. Başarırsan seni ödüllendiririm demek doğru değildir çünkü çocuk sadece ödül almak için başarmak ister, amacı ödül almaktır buda kişilik ve erdem kaybına sebebiyet verir.

Ebeveyn olarak, çocuklarınıza kolay ve ulaşılabilir hedefler koyarak onlara çabanın gayretin ve emeğin daha önemli olduğunu öğretmeniz dileğiyle sevgiyle kalın.


 

Zehra YILMAZ

ÇOCUK VE EBEVEYN KOÇU


 

YORUM EKLE