Rauf Akay :AK Parti geçmiş, Gelecek Partisi ise gelecektir

Enpolitik.com haber sitesinin köşe yazarı Rauf Akay köşesinde Gelecek partisini kaleme aldı.

Rauf Akay :AK Parti geçmiş, Gelecek Partisi ise gelecektir

Akay: Davutoğlu'nun Gelecek yolculuğu başladı. Partinin adı sadece kendini tanıtmıyor, içinden çıktığı partiyi de geçmiş olarak kodlayıp, artık mazide kalması gerektiğini söylüyor. AK Parti geçmiş, Gelecek Partisi ise gelecektir diyor Dedi. Rauf Akay  yazının devamında

Daha partinin ismi açıklanır açıklanmaz Türkiye'nin neredeyse her ilinde eş zamanlı olarak bilbordlarda reklamı verildi. Ge-le-cek diye sloganlaştırılan reklam metni kelimenin üstüne yaptığı vurgu ile bir kararlılık ifade ediyordu.

Hangi partinin iktidar olacağına elbette millet karar verecek, ancak AK partiden iki partinin çıkması bu partide işlerin yolunda gitmediğini, artık kendini var edenlerin bile ondan ümidini kestiğini gösteriyor. AK partide altı isim sayın deselerdi bu altı isimden dördü utlaka Gül, Davutoğlu, Arınç, Babacan ve Abdüllatif Şener olurdu. Bugün bu isimlerden sadece Arınç CB Erdoğan'ın yanında. Onunda ne kadar yanında ne kadar uzağında olduğu tartışılır. Çünkü zaman zaman yaptığı çıkışlar Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fikir ve uygulamalarından çok farklı.

Davutoğlu, parti kuruluşunda yaptığı uzun konuşmada partisinin ilke ve hedeflerini beliğ bir dille açıkladı. AK parti döneminde gördükleri ve yaşadıklarından ciddi dersler ve sonuçlar çıkaran sn Davutoğlu bunu parti programına da yansıtmış. Cumhurbaşkanlığı sisteminin tek adam yönetimine evrildiğini görerek parlamenter sistemi savundu. Gücün tek elde toplanmasının mahsurlarından hareketle güçler ayrılığının önemini ve gerekliliğini vurguladı. Kürt sorununu demokratikleşme sorunu olarak görerek daha özgürlükçü bir demokrasi vaaddetti. Cemaat -tarikat mensubiyetini ranta çevirenlere karşı devlet içinde bu tip yapılanmalara izin verilmeyeceğini belirtti. Kişi merkezli bir siyaset anlayışı yerine toplum merkezli bir siyasetin şart olduğunu ifade etti. Devlet hayatında ehliyet ve liyakate önem vereceklerini, yandaş,partili kayırmacılığı yapmayacaklarını söyledi. Kavga diliyle ve dini değerler üzerinden siyaset yapmayacaklarını, devletin bütün din, mezhep ve düşüncelere eşit mesafede olacağını belirtti.Laikliği reddeden çevrelere karşı özgürlükçü bir laikliği savundu. Bu görüşleri ile partisinin muhafazakar demokrat bir parti olacağını deklere etmiş oldu.

146 kişiden oluşan kurucular kurulu kazip şöhretlerden ziyade genç, siyasetle yeni tanışan alanında başarılı olmuş kişilerden ve AK partinin -temiz kalmayı becerebilmiş- siyasetçilerinden oluşuyordu. Davutoğlu, zaten akçalı işlere girmiş olsaydı, TV'de ona dolandırıcı yaftası yapıştırmaya çalışanlar çoktan ipini çekmiş olurlardı. Tabiidir ki siyasi hayatımızda önemli olan bu çıkışı yandaş medya görmezden geldi. Davutoğlu ve Gelecek partisini yok saymayı tercih ettiler. Oysa daha bir kaç gün öncesine kadar Davutoğlu ve Babacan'a ikna heyetleri gönderenler de aynı çevrelerdi.

Muhtemelen yandaş basın Davutoğlu'nu bir süre daha görmezden gelecek. Çünkü CB Erdoğan'ın Şehir Üniversitesi üzerinden Davutoğlu ve diğer bazı kişilere yönelttiği suçlamalar geri tepti. Üstelik Davutoğlu'nun tüm Cumhurbaşkanlarının, başbakanların, bakanların mal varlıklarını araştırmak için komisyon kurulsun teklifi süreci lehine çevirdi. CB Erdoğan'da bu çıkışın aleyhine olduğunu gördüğü için arka arkaya iki gün canlı yayınlara çıkarak gündem değiştirmeye çalıştı. Davutoğlu'nun Erdoğan'a verdiği cevap bundan sonra da hiç bir eleştirinin cevapsız kalmayacağını gösteriyor. AK parti içinde Davutoğlu ile polemiğe girebilecek çapta kimse yok, ayrıca Davutoğlu AK partinin zaaflarını ve kimin kaç kilo ettiğini de biliyor. Onun için Davutoğlu'nu eleştirirken bin defa düşünmek zorunda kalacaklar.

Türk siyaseti açısından yeni partilerin yeni siyasetlerin ortaya çıkması sağlıklı bir durum. İktidarı denetleyen hiçbir mekanizmanın kalmadığı günümüzde yeni partiler bu eksikliği doldurarak AK partiyi makul bir noktaya çekebilirler. Türkiye artık AK parti siyasetini ve onun kadrosunu taşıyamıyor.Rüşvetin, yolsuzluğun, ihale fesadının kol gezdiği bir ülkede tek bir dava açılamıyorsa o ülkede siyaset de adalet de bitmiş demektir. Ülke olarak bitmeden bu sürece bir son verilmesi gerekiyor. Bu noktada İYİ Parti lideri sn Meral Akşener'i de unutmamak lazım. Bu yolu o açtı. Cesaretle çıkıp, risk almayı göze alarak yeni partilerin yolunu açtı. Gelecek Partisinin kurulduğu gün de yeni partilere milletvekili verebileceğini söyleyerek partisinden önce ülkesini düşündüğünü gösterdi. Bunlar güzel şeyler, AK partinin yanlışları hem muhalefetin barışçı, uzlaşmacı olmasını sağladı, hem de siyasi rekabette neyin olması neyin olmaması gerektiğini gösterdi. Her yenilik bir umutur,umutlarımızı koruyabilmemiz için bu tip teşebbüsler artmalıdır.

Güncelleme Tarihi: 15 Aralık 2019, 17:30
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER