FRANSA'DA DEVAM EDEN OLAYLARIN ARKA PLANI

FRANSA'DA DEVAM EDEN OLAYLARIN ARKA PLANI

FRANSA'DA DEVAM EDEN OLAYLARIN ARKA PLANI

Taraf medya köşe yazarı orta doğu uzmanı Coşkun YILDIRIM

Fransa’da devam eden olayların kimlerin neden yapıldığınI Köşesinde kaleme aldı.

Fransa ve Almanya’nın ana hatlarıyla oluşturduğu PESCO(Avrupa Ordusu)’ ya Hollanda, Belçika, İtalya, İspanya, Lüksemburg, Polonya, Filandiya, Slovakya, İsveç, Macaristan, Avusturya, Bulgaristan, Hırvatistan, Çek Cumhuriyeti, Kıbrıs, Estonya ve Litvanya imza atarak start verdiler.

İmzalamayan diğer Avrupa ülkeleri ise, İngiltere, Danimarka, Malta, İrlanda ve Portekiz’dir. ABD ve NATO’ya karşı kurulması için imza atılan PESCO (Avrupa Ordusu), Yeni kurulacak dünya düzeninde, belirleyici ve en önemli bir güç olmak istiyor. Buda ABD, NATO için Sonun başlangıcı olmaktadır aslında. Bunun üzerine de, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, ABD ve NATO’ya karşı PESCO(Avrupa Ordusu)’ yu kuralım çıkışına karşılık, Trump’ın biz olmasaydık Almanca konuşuyordun diyerek verdiği sert cevaptan sonra, bir anda sarı yelekliler olarak bilinen halkçı cephesi harekete geçirilerek, başlattıkları protestolarla aslında ABD, Fransa sokaklarını karıştırarak karşılık verdi ve Fransa sokakları alev alev yanmaya başladı.

Coşkun YILDIRIM köşe yazısı

Fransa’da Sarı Yelekliler olarak bilinen ve Halkçı Cephesi tarafından desteklenen gösterilerin, anatomisine baktığımız zaman, tetikleyici ana sebepler, akaryakıt zammı ve buna bağlı Avrupa’nın en pahalı akar yakıtını tüketen bir ülke olması, yeni vergi planları özellikle uzun süredir çevreye verdiği zarardan dolayı, dizelin kaldırılmasına yönelik caydırıcı bir yöntem olarak, uygulanan yeşil vergi ayrıca maaşlardaki vergi kesintisi, dar gelirlilere ve öğrencilere sağlanan kira yardımlarındaki kesintiler gibi yasal çalışmalar sebebiyle, katılımcı profili ve öne çıkan hassasiyetler bölgelere göre, eğitim durumuna göre ve gelir düzeyine göre değişiklik göstererek, radikal sağ tabanın yüzde 82-85’i, sol tabanın ise yüzde 75-77’si arasında halk desteği olan bir hareket olmasından dolayı, homojen bir özellik taşımayan bu gösteriler, Fransa’yı kaosa sürükleyerek, adeta bir Avrupa Ülkesinden çok, bir Ortadoğu ülkesine dönüştürdü.

Peki ne oldu da bu olaylar bir anda zuhur etti. Fransa ve Almanya’nın ana hatlarıyla oluşturduğu PESCO(Avrupa Ordusu)’ ya Hollanda, Belçika, İtalya, İspanya, Lüksemburg, Polonya, Filandiya, Slovakya, İsveç, Macaristan, Avusturya, Bulgaristan, Hırvatistan, Çek Cumhuriyeti, Kıbrıs, Estonya ve Litvanya imza atarak start verdiler. İmzalamayan diğer Avrupa ülkeleri ise, İngiltere, Danimarka, Malta, İrlanda ve Portekiz’dir. ABD ve NATO’ya karşı kurulması için imza atılan PESCO (Avrupa Ordusu), Yeni kurulacak dünya düzeninde, belirleyici ve en önemli bir güç olmak istiyor. Buda ABD, NATO için Sonun başlangıcı olmaktadır aslında. Bunun üzerine de, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, ABD ve NATO’ya karşı PESCO(Avrupa Ordusu)’ yu kuralım çıkışına karşılık, Trump’ın biz olmasaydık Almanca konuşuyordun diyerek verdiği sert cevaptan sonra, bir anda sarı yelekliler olarak bilinen halkçı cephesi harekete geçirilerek, başlattıkları protestolarla aslında ABD, Fransa sokaklarını karıştırarak karşılık verdi ve Fransa sokakları alev alev yanmaya başladı. Burada Fransız polisi, söz konusu protestoculara çok sert, orantısız ve şiddetli bir şekilde karşılık vermesi, batı medyası tarafından haber yapıldı fakat gerçekler sansürlenerek yayınlandı. Batı ve Fransız basını, bu olaylar karşısında Macron’u tarih karşısında yalnız olarak yansıtırken, gezi olaylarında, Batı basını Erdoğan’ı, diktatör diye takdim ediyordu. Özellikle de Fransız basını, olayları çarpıtarak, saptırarak, kasıtlı bir şekilde dünya kamuoyuna şu manşetlerle servis ediyordu.

Liberation: Türkiye’de bir bahar havası oluştu,

Le Figaro: Türkler Erdoğan’ın otoriter uygulamalarına karşı eylem yapıyor,

Le Monde: Hükümetin gösterilerden sonra tutumu değişmedi,

gibi taraflı, objektiflikten uzak bir kampanya yürüttüler.

İngiltere, her ne kadar imza atmasa da, PESCO (Avrupa Ordusu)’ yu desteklediğini açıklayarak, farklı bir stratejik hamlenin hazırlığı içinde olduğunu, özellikle ileriye dönük olarak Romanya, Bulgaristan, Gürcistan ve Türkiye’den üs kurma planları yaparak, Karadeniz’de ayrı bir güç, buna bağlı olarak, Karadeniz’den Avrupa’ya giden ve gidecek olan gazın güzergahında, hem Rusya ve Hem de Türkiye kadar etkin, etkili olmak için bir takım hazırlıklar içinde olduğunu görmekteyiz.

Türkiye ise, gerek jeopolitik, gerekse jeostratejik konumu itibariyle, bölgede olmazsa olmaz bir kilit rolde bulunmaktadır. Hem Karadeniz’e, hem Akdeniz’e ve hem de Ortadoğu’ya uzunca bir sınırı olan Türkiye’nin, kurulacak Avrupa Ordusu’nda da, NATO’da da önemi ve ehemiyeti giderek büyük bir şekilde artmaktadır. Çünkü Türkiye hangi tarafta olursa olsun, dengeleri tamamen bulunduğu tarafa çevirecek büyük bir güce sahiptir…

Coşkun YILDIRIM

Güncelleme Tarihi: 04 Aralık 2018, 09:10
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER