Türkiye’nin yerli ve milli ilk elektroşok silahı Wattozz’un nasıl ortaya çıktığını anlattı

Türkiye’nin milli ve yerli ilk elektroşok silahı “Wattozz”u üreten ekipte bulunan ve projenin de mimarları arasında yer alan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. Fazıl Kırkbir projenin ortaya...

Türkiye’nin yerli ve milli ilk elektroşok silahı Wattozz’un nasıl ortaya çıktığını anlattı

Türkiye’nin milli ve yerli ilk elektroşok silahı “Wattozz”u üreten ekipte bulunan ve projenin de mimarları arasında yer alan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. Fazıl Kırkbir projenin ortaya çıkış serüvenini anlattı.

Dünyanın çeşitli ülkelerinde güvenlik güçleri tarafından kullanılan ABD yapımı elektro şok silahı Taser’e rakip olacağı söylenen Milli elektroşok silahı “Wattozz”, önemli özellikleri ve diğer örneklerine göre daha düşük maliyeti ile silah sanayisinde adından söz ettirmeye başladı. Proje aşamasından üretim aşamasına kadar tamamen yerli ve milli imkanlarla ortaya çıktıklarını belirten Prof. Dr. Fazıl Kırkbir, yaklaşık 20 yıldır yeni ürün geliştirme projeleri ile uğraştığını söyledi. Kırkbir, “2017 yılında başladı bu proje. İlk olarak patent ve faydalı model başvurusu için sıvı şok silahı projemizi yaptık. Proje Albayraklar Grubu’nun ilgisini çekti. Kendilerinin de 3 yıldır bir şok silahı yapmak için çalışmaları olduğunu söylediler ve beraber çalışıp çalışamayacağımızı sordular. Ben de memnuniyetle kabul ettim ve çalışmalara başladık. İlk olarak sıvı şok tabancası üzerine çalıştık. Daha sonra yine KTÜ Mühendislik Fakültesi’nden akademisyen bir arkadaşımla birlikte ilk sıvı şok silahının prototipini yaptık fakat istediğimiz verimi alamadık. Biz de sonra Albayraklar Grubu ve hocalarımızla yaptığımız toplantıda kuru şok silahına geçmeye karar verdik. Daha sonra kuru şok silahına başladık. Silah belirli bir aşamaya gelince yine bu konuda çalışan başka bir mühendis arkadaşımız da ekibe katıldı. Onun da uzmanlığı merminin uzaktan kumanda edilmesi idi. Yaklaşık 9-10 aylık bir çalışma neticesinde bu silahımızı geliştirmiş olduk. Şu anda prototipleri bitirmiş durumdayız. Sıkıntısız bir şekilde hepsi çalışıyor. Artık seri üretim için çalışmalara başlandı” dedi.

"Aradaki kablo ortadan kalkınca hedeflere tam isabet sağlanıyor"

Projenin tamamen bir ekip ürünü olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kırkbir, “Dünyada şok silahlarında genel olarak kablolu sistem kullanılıyor. Bunların kablolu olmasının sebebi elektriğin silahta olmasıdır. Aradaki kablo elektriği mermiyi aktarır. Fakat bu silahlar hedef alma noktasında sıkıntılara yol açıyor. Kablolu şok silahında hedefin elektriğe maruz kalabilmesi için biri nötr biri faz olarak aynı anda iki mermi çıkıyor. İkisinin aynı anda hedefe değmesi lazım. Aynı anda iki tane mermi çıktığı için tek bir noktadan hedefi vurmak mümkün olmuyordu. Aradaki mesafe arttıkça hedeflerin saplanacağı noktalar da değişiyordu. Bizim projemizle birlikte aradaki kablo ortadan kalkınca ve iki yerine tek bir mermi kullanılınca hedef alma konusundaki sıkıntı da ortadan kalkmış oldu. Böylece hedeflere isabet ettirme olasılığı arttı" diye konuştu.

Kablolu olan şok silahlarında büyük sıkıntılar yaşandığını belirten Kırkbir, “Biz de istedik ki bu sıkıntıları ortadan kaldıracak bir şok silahı yapalım. Piyasadaki şok silahlarında büyük bir kısmında kamera sonradan eklenir. İçinde kamerası dahil olan bir şok silahı yok. Bizim yaptığımız silahta kamera direk silahla birlikte. Lazer işaretleyici sayesinde çok rahat nişan alabiliyorsunuz . En önemli özelliği tabi bu kablosuz olmasından kaynaklanıyor. Zaten kablo olmadığı için de mesafe sıkıntısı yok” şeklinde konuştu.

“Vücuda direk temasta bile zararı çok az”

Prof. Dr. Fazıl Kırkbir, şok silahının tamamen savunma amaçlı ve insan sağlığına en az zararı verecek şekilde yapıldığına dikkat çekerek "Normalde bu silahların kullanım alanı 5-6 metredir. Bizim projenin etkili kullanım alanı 8 metre. İstenirse mesafe ve hız arttırabilir. Fakat biz insan sağlığını önemseyerek bu mesafede tutmayı tercih ettik. Diğer şok silahlarında yaralanmalar çok fazla olduğu için biz merminin hızını öyle bir ayarladık ki çıplak zeminde bile denk gelse vücuda fazla zarara sebep olmayacaktır” ifadelerini kullandı.

Wattozz ismi nerden çıktı ?

Silahın ismi ile ilgili de bilgiler veren Kırkbir, şunları söyledi:

"Vatoz balıklarının büyük bir bölümü kendilerine yönelik gelen saldırıları vücutlarında ürettikleri elektrik ile savuştururlar. Yani kendilerini elektrik ile savunurlar. Şok silahımızın ismini verirken de bundan esinlendik. Vatoz bizim silahlar için kullandığımız genel marka adımız. Dünyanın pek çok ülkesinde ’Albayraklar Savunma’ adına tescil ettirildi. Şok silahında kullandığımız WATTOZZ ismine gelince ise söz konusu elektrik olunca bildiğimiz gibi normal evlerdeki elektrik prizlerinde biri nötr ve biri faz olmak üzere iki ana hat vardır. Bunlardan fazda elektrik yükü olup çarpmaya sebep olan hat budur. Diğerinde ise elektrik yükü yoktur. İşte bizim silah marka ismimiz olan ’Vatoz’ kelimesinin sessiz harfleri faz ucunu, sesli harfleri de nötr ucu temsil etmektedir. Elektriğe maruz kalan canlı titrediği için faz ucu temsil eden V, T ve Z harflerini titremeyi temsil etmesi için çift kullandık. Böylece ’VVATTOZZ’ ismi oluştu."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER