BELEDİYELER AİLE ŞİRKETİ DEĞİLDİR

İşçi kıyımları başladı.

Tüm Türkiye’de olacak gibi görülen, bir çok belediye işçi kıyımlarına başladı.

Belediye işçilerinin kaderi bu olmasa gerek. Çoluğuna, çocuğuna bakmakla yükümlü olan, evine bir lokma ekmek götürmeye çabalayan belediye işçilerinin kaderi artık her yönetim değişimiyle kabusa dönüşmesin.

Belediyeler bir aile şirketi gibi görülmemeli, her yeni gelen yönetim işçi kıyımı yapmaktan vazgeçmeli.

Unutmayalım ki belediyeler şahıs şirketleri değil devletin bir kurumudur.

Hangi siyasi parti olursa olsun, hangi yönetim olursa olsun, başkanlar vicdanlarıyla harekat etmeliler.

İşçileri işten çıkarma, yerlerini değiştirerek psikolojik baskı yapıp istifa etmeleri çabasında olmamalıdırlar.

Her seçimde belediye işçilerinin psikolojileri bozulmakta, ekmek, iş telaşına düşmekte. Yeni gelen yönetimle kaderlerimiz değişecek mi işimizden olacak mıyız kaygısı artık belediye işçilerinin kaderi olmamalıdır.

Tüm siyasi belediye başkanlarına çağırımızdır, görevini yapan, bedava maaş almayan, tek derdi evine ekmek götürmek olan işçileri işten çıkarmayın veya yerlerini değiştirmeyin. Artık bu tür kıyıma dur diyelim. Her seçimden önce ve sonra korku yaşayan belediye işlerini bu korkulardan kurtaralım.

Unutmayalım ki makamlar milletindir. Mahkeme kadıya mülk değildir. İşçi de milletin evladıdır. Belediyelere siyasetle gelinir ama orası halka hizmet makamıdır, siyaset yapma makamı değil. Seçilen başkan oy veren vermeyen herkesin başkanıdır. Çalışanlarına siyaset odaklı değil işini dürüst ve gerektiği biçimde yapıyor mu noktasında bakmalıdır.

Bir görev ve makamda yegane ölçüt liyakat ve ehliyet olmalıdır

YORUM EKLE